Ana Sayfa İş Dünyası Ekonomi Bankacılığın Gelişimi

Bankacılığın Gelişimi

1825
0
Paylaş

Banka sözcüğünün Türkçe’ye dilimize İtalyancadan geçebilmiş olacağı tahmin edilmektedir. Banka İtalyancada Banco şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Banco sözcüğü İtalyancada bank, sıra manasına gelmektedir. Diğer dillerde de bazı ufak tefek değişiklikler olsada banka sözcüğü çok fazla değişmemektedir.

Bugün sektörel olarak finans ve bankacılık sektörü hizmet sektörü içinde çok önemli bir yere sahip olup firma sayısı bazında da ele alınacak olduğunda azımsanmayacak sayıda gerek danışmanlık şirketleri, faktöring şirketleri bankalar bulunmakta ve çok geniş bir kitleye hizmet sunmaktadırlar. Günümüzde bu durum yalnızca Türkiye için geçerli olmayıp tüm dünyada önemli marka değerlerine sahip finans kuruluşları bulunmaktadır. Hizmet sektöründe yer alan en önemli konuların başında da müşteri memnuniyeti kavramı gelmektedir. Müşterilerin memnun olması burada işletmelerin sürdürülebilir ve büyümesini etkileyen en önemli konulardan birisidir.

282 Maddelik Hammurabi kanunları Akatça dilinde Çivi yazısı ile yazılmıştır. Kaynak:wikipedia

Bankacılık faaliyetlerine M.Ö. 2000’de Babil’de tarihteki en eski resmi yasalardan olan Hammurabi kanunları ile belirli standartlara uygun olması gerektiği belirtilerek uygulanmıştır.

Açıkçası ilkel olan bankacılık işlemlerinde günümüzden elbette farklıydı ve karşılık olarak değerli metaller, tahıl gibi ürünlerin kullanıldığı bilinmektedir (Davies, 1994: 11).

İtalyan bankerler gerek savaşları gerekse prenseslerin lüks harcamalarını finanse edebilmek için uluslarası ticaret yapan ve dahası genel iş faaliyetlerinin bir parçası olarak ailelerin ticari kanatlarının bir parçası olarak görülmüştür. Floransa’da Bardi ve Peruzzi aileleri 14. yy’ da şubeleşme yoluna gitmiş ve kendi ticari aktivitelerinde böylelikle kolaylaştırabilmişlerdir (Hoggson, 1926: 47).

Kısa bir biçimde özetlenecek olur ise Avrupa ekonomisi dünyadaki öteki ekonomiler ile mukayese edilecek olur ise daha süratli bir biçimde gelişmesi çok büyük bir ihtimal ile araçların ve kurumların avantajlı ve üstünlük sahibi olmasına da borçludur. Borsalar ve çeşitli kredi kuruluşları bunlara örnek olarak gösterilebilir. Fakat istisnasız tüm değiş tokuş mekanizmaları ve oyunları Avrupa’nın dışarısında da bulunamktadır ki bunlar farklı düzeylerde geliştirilmiş ve kullanışmıştır. Bu düzlemde bir katı hiyerarşi söz konusudur: üç aşağı beş yukarı Japonya; Filipinler ve İslam Dünyası, Tüccarların geliştirmiş olduğu kredi ağı, deniz sigortaları ile Hindistan; ve binlerce ekonomi örnek verilebilir. Dünya ekonomileri arasında bir sınıflandırma yapmak afaki değildir. Pazar ekonomileri muhteşem gündelik yaşam kütlesi üstüne ağ atmış ve farklı şebekeleri ayakta tutmayı başarabilmişlerdir (Braudel, 1985: 36).

Bankacılık 20. Yüzyıl ve sonrasında ciddi olarak büyük atılımlar yaşamış ve son yıllarda teknolojik ve finansal alandaki gelişmeler ile birlikte çok süratli bir gelişme göstermiştir. Fakat, bankacılık menşei olarak ilk çağlardan beri varolmuştur.  İlk çağlarda bankacılık hizmetlerini din orjinli yapılarda hizmete sunulmuştur. Bunun sebebi de din adamlarının rahiplerin güvenilir kimseler olarak görülmesinden kaynaklanmakta olup Mezopotamya’da bulunan Kızıl Tapınak’ta bankacılık işlemlerinin gerçekleştirildiği bilinmektedir. Tapınaklar o dönem için bir nevi bankacılıkişlemlerini yerine getirdiği söylenebilir. M.Ö. 2000 li yıllarda çıkarılmış olan ünlü Hammurabi Kanunlarında bu tapınaklarda yapılması öngörülen borç alım-verim işlemlerinde borçların nasıl tahsil edileceği, faiz oranlarının , ipotek işlemlerinin şeklen düzenlendiği belirtilmiştir (Bağırov, 2003: 43).

Sümerler zamanındaki gelişme göstermiş olan bankacılık sistemi, Eski Yunan döneminde Trapezites adı verilen bankerler tarafından ifşaa edilmiştir. Dönemin ilk bankacılık krizinin yaşandığı yer de Atina Sitesidir. Bazı borçluların borçlarının affedilmesi ve borçlu olanların lehinde tekrar değerlendirilmeye tabi tutulması sonucunda problem çözüme kavuşturulmuştur. Bir başka dikkate değer noktaysa, ilk olarak devlet bankalarının da Eski Yunan bölgesinde kurulmuş olmasıdır. Bankerlerin faiz alma oranlarının yüksek olması hasebiyle her site devlet kendisine bir banka inşaa etmeye başlamışlardır (Lavrushina, O. ve Mamonova, İ. 1998: 10).

Günümüzde bankaların ve finans kuruluşlarının faaliyet gösterdiği alanların çeşitlilik göstermesi ile haiz olduğu nitelikleri tek bir cümle ile ifade edebilmek oldukça zordur. Buna örnek verilecek olduğunda bankaların ödünç para veren kuruluşları olduğu şeklinde tasvir etmek istediğimizde sigorta firmaları da aynı kapsamda değerlendirmek zorunda kalınacaktır. Bankaların tasarrufları kabul eden kuruluşlar olarak tasvir ettiğimizdeyse Merkez bankalarında bu kapsamda değerlendirmek gereklidir (Guney, 2010: 1).

İtalya’da ki Rönesans ve yenileşme hareketi sonrasında yeni ticari yollarının keşfedilmesiyle günümüzde ki batı ülkelerinde ki dinsel hukukun yerine Roma hukukunun başlamasına vesile olmuştur. Kilisenin hukuku bir değişime uğramış ve bununla beraber kişilerin faize olan bakışları değişmiştir. Legal olmayan faiz kabul edilmeye başlamış bu minvalde bankacılık sisteminin gelişim ve farklılaşmasında önemli rol oynamıştır. Bilhassa Güney Amerika’dan getirilen değerli madenler ile değişik sikkelerin basılması Avrupa’da ki hali hazırda bulunan paralarında farklılaşmasına neden olmuştur. Sikkelerin içinde ki değerli madenlerin oranlarında da değişiklikler olmuştur.

Venezia bankasının 1637 yılında kurulması ve Contadi Di Banka sisteminin geliştirilerek çek ve senet kullanımın başlamasına vesile olmuştur. 1640 yılında İngiltere kralının Londra kulesinde ki altın külçelerine el koymasıyla dönemin tüccarlarının devlete olan güveninde sarsılmalar olmuş ve goldsmit adı verilen tüccarlara bırakmaya ve bunun karşılığında bir şahadetname alınmıştır.  Tüccarlar bir süre sonra kasalarında ki altınların atıl olarak durduklarını gördüklerinde borç taleplerine karşılık goldsmith notes adındaki senetleri vermişlerdir. Bunun zaman içinde kullanılması ile banknot sistemi meydana gelmiştir. İngiltere ve Fransa arasında uzun dönem süren savaşlarda İngiltere’nin paraya ihtiyaç duyması ile devlet bankası fikri ortaya çıkmıştır. Böylelikle İngiltere bankası kurulmuştur. Bu ilk merkez bankasıdır. John Law isimli İskoç Fransız emisyon bankasının kurulmasını sağlamıştır. (Parasız, 2005:102).

1980’li yıllar ile birlikte bilgi iletişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bankacılıkta 1990’lı yıllar bankacılık ve elektronik bankacılık ürün ve hizmetlerinin süratli bir biçimde yayılma gösterdiği dönem olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüm bu gelişmelerle birlikte bankacılık sektörü ölçek ekonomilerini gündeme taşımış ve dünyadaki çok büyük banka ve sigorta şirketleride birleşmeler yoluna gitmiştir. 21 yy’da ise bankacılık sektöründe yoğun bir rekabetin oluştuğu bireysel ve kurumsal alanda bankacılık ürün ve hizmetlerinde elektronik bankacılığın ehemmiyet kazandığı bir termin olarak karşımıza çıkmaktadır (Memedov, 2003: 56).

Dünyada Bankacılığın gelişimine yıllara göre incelenecek olduğunda [1];

  • M.Ö. 3500 – İbadet yerlerinde rahiplerin borç verdiklerine dair bankacılıkla alakalı belgelere rastlanılmıştır.
  • M.Ö. 2000 – Eshunnanca Krallığı bankacılıkla alakalı düzenlemeleri yapmış ve faiz oranı belirlemiştir.
  • Hammurabi kanunları, kredi verme, komisyon için işlemleri kurallara bağlamış kredi senetleri killere iki nüsha şeklinde aktarılmıştır.
  • İlk ve Orta Çağ – Mısırlılar, Yunanlılar ve Romalılar bankacılığı ilerletmiş eski Mısır’da faize limit konulurken, Yunan’da da bankacılıkla alakalı denetimler sağlanmıştır.
  • 1609 – İlk modern banka Amsterdam Bankasıdır.
  • 1637 – Çek ve banknot kullanımı Venedik Bankasının kurulması.
  • 1640 – Goldsmitlerin meydana gelmesi, İngiltere’de Kral’ın tüccarların altınlarına el koyması
  • 1694 – İngiltere ilk Merkez Bankasının kurulması.
  • 1907 – Sistem, Federal Reserve Bank (ABD Merkez Bankası) ile modern banka sisteminin ana yapısını meydana getirmiştir.

    Bretton Woods

Bugünkü Merkez Bankası olan FED (Federeal Reserve System) 1913 senesinde çıkarılan kanunla kurulmuştur. 19. Yy  ve sonrasında bankalar senet iskontosu ile mevduat toplama kaynak kullandırmaya başladı bu gelişmeler ışığında her geçen gün bankaların önemlerinde artış meydana geldi ve ihtisaslaşma başgösterdi.

1930 ve sonrasında Büyük Buhranın ardından patlak veren II. Dünya Savaşı sonrası, tahribata maruz kalan yerlerin tekrar inşa edilebilmesi için finansman temin edebilmek amacıyla kurulmuş olan kalkınma ve yatırım bankaları ön planda yer almışlardır. 1970’lerin başlarında petrol krizi sonrası, ülkelerin gelirlerini bankalara yatırmaları ile oluşan kaynaklar ve yine aynı dönemde Bretton Woods para sisteminin yıkılmasından sonra, bankacılık sektöründe çok fazla değişiklik ve inovasyon olmuş yeni ürün ve hizmetlerle yeni finansman teknikleri meydana gelmiştir (Günal, 2001).

Kaynaklar

Dünya'da Bankacılığın Tarihi”,  http://www.tbb-bes.org.tr  (10.12.2008)

Güney, A., 2010, Banka İşlemleri, Beta Basım, İstanbul.

Parasız, İ., 2005,”Para banka ve finansal piyasalar”,Ezgi Kitabevi Ocak.

[1]“Dünya'da Bankacılığın Tarihi”,  http://www.tbb-bes.org.tr  (10.12.2008)

Günal, M., 2001, http://195.155.145.1/turkce/yayinlar/kitaplar/TURK_BANKACILIK.zip, Mayıs, Ankara. Erişim Tarihi [10.10.2008]

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen Buraya Adınızı Yazın