Ana Sayfa Kültür Sanat Beyin Gelişimine Etkisi Olan 10 Roman

Beyin Gelişimine Etkisi Olan 10 Roman

547
0
Paylaş

Bilim dünyası insan beynini farklı bir biçimde etkileyen on romanı belirledi.  

Edebiyatın‘iyileştirici’ niteliğinden yola çıkan bir grup bilim insanı, nitelikli romanların insan beynini geliştirip keskinleştirdiğini, sosyal bağları güçlendirerek kişiliği değiştirdiğini ve ilişki kurmayı kolaylaştırdığını belirledi.

Toronto Üniversitesi öğretim üyesi psikiyatr Keith Oatley ve Ingrid Wickelgren tarafından Scientific American’da yazılan makaleye göre, roman kahramanlarıyla özdeşleşmek, hem hayal dünyasını zenginleştiriyor, hem de sosyal bağları güçlendiriyor.

Nitelikli bir roman, bu etkileriyle insan beynini de keskinleştiriyor ve insan davranışlarına ilişkin bilgiler veriyor. İki bilim insanı, insan beynini en fazla geliştiren on romanı da tespit etmişler. Listede Tolstoy’un Anna Karenina veya Virginia Woolf’un Bayan Dalloway’ın yanı sıra Muhsin Hamid’in 2007 yılında yazdığı ‘The Reluctant Fundamentalist / Gönülsüz Köktendinci’ isimli romanı da yer alıyor.

Listede yer alan romanlar şöyle;

No Yazar Kitap Adı Yıl
1. Johann von Goethe  Genç Werther’in Acıları 1787
2. Jane Austen  Aşk ve Gurur 1813
3. Nathaniel Hawthorne  Kırmızı Leke 1850
4. Gustave Flaubert  Madam Bovary 1856
5. George Eliot  Middlemarch 1870
6. Leo Tolstoy  Anna Karenina 1877
7. Virginia Woolf  Bayan Dalloway 1925
8. Toni Morrison  Sevilen 1987
9. J.M. Coetzee  Utanç 1999
10. Muhsin Hamid  Gönülsüz Köktendinci 2007
  • Genç Wertherin Acıları 

Kitabın Adı Genç Wertherin Acıları
Yazar Johann Wolfgang Goethe
Örnek Yayın Evi Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Dil Almanca
Çevirmen Mahmure Kahraman
Yayın Tarihi 40807
ISBN 6053603504
Baskı Sayısı 5. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 126
Cilt Tipi Ciltli
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13 x 19.5 cm
Açıklama Johann Wolfgang von Goethe (1749-1832): Alman edebiyatının dünyaca ünlü, en önemli yazarlarındandır. Hukuk eğitimi alan ve resim sanatına da ilgi duyan Goethe, doğa bilimleriyle de uğraşmış, araştırmalar yapmış, yazılar yazmıştır. Dünya görüşünü ve sanat anlayışını aktardığı Şiir ve Hakikat en dikkati çekici eserlerinden biridir. Ayrıca Roma Ağıtları, Faust ve pek çok eseri yayımlandığı dönemde büyük ilgi görmüş, yazarın yüzyıllar süren edebi ününü pekiştirmiştir. 1774 yılında yazdığı Genç Werther’in Acıları daha önce şiirleri ve oyunları yayımlanan Goethe’nin ilk romanıdır. Eser büyük bir ilgiyle karşılanmış ve 25 yaşındaki yazara kısa sürede bütün Avrupa’da ün kazandırmıştır.
  • Aşk ve Gurur
Kitabın Adı Aşk ve Gurur
Yazar Jane Austen
Örnek Yayın Evi SİYAH BEYAZ YAYINLARI
Orijinal Dil İngilizce
Çevirmen Aylin Yıldız
Yayın Tarihi 42503
ISBN 6059199636
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 472
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm
Açıklama Jane Austen’ın romanlarına konu edindiği taşra hayatının küçük dünyası, onunla ilgili eleştirilerin odak noktasını oluşturur. Başarısı da başarısızlığı da burada ölçülür. Fransız Devrimi, Napolyon
savaşları, endüstri devrimi gibi çağının büyük olaylarının yankısı, ya da büyük tutkular, ruhsal yücelim isteği, gözü pek aşklar yoktur onun romanlarında. Austen’ın ilgisi dar bir çevre içinde yaşayan bireyler arası ilişkiler üzerinde yoğunlaşır. Roman karakteri yaratmadaki büyük başarısı da bu sınırlı malzemeyi ele alış biçiminden kaynaklanır.
Karakterlerini kendilerini tanıma süreci içinde yansıtan Austen onların zaaflarından komedi unsuru yaratır. Bu komedi aslında toplumsal düzeni hicveden, ahlaki yargılar içeren ciddi bir yaşam eleştirisidir. Austen’ın roman dünyası hayale, romantizme, duygusallığa yer vermez. Yazar, taşra hayatının dar, sıkıcı, önemsiz olduğunu bilir. Roman boyunca yarattığı karakterlerin aldığı ders bu gerçeği kabul etmeyi öğrenmektir. Austen’ın romanlarında değişmeyen bir nesnel dünya karşısında değişmek zorunda kalan insanlar vardır.
  • Kırmızı Leke
Kitabın Adı Kızıl Damga
Yazar Nathaniel Hawthorne
Örnek Yayın Evi Bilge Kültür Sanat
Orijinal Dil
Çevirmen
Yayın Tarihi
ISBN 9756316551
Baskı Sayısı 2. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 264
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21.5 cm
Açıklama Tutkulu bir genç kadın, onun korkak âşığı ve intikam ateşiyle yanıp tutuşan ihtiyar kocası… Bunlar 17. yüzyıl Boston’unun katı, geleneklerle örülü dünyasında vuku bulan, tutkuyla geleneklerin çatıştığı bir trajedinin başkahramanları. Evli bir kadın olan Hester Prynne işlediği zina suçunun cezası olarak, üzerinde ahlakî düşkünlüğünü simgeleyen kızıl bir harf taşımak zorunda bırakılır; bir anlamda, içinde yaşadığı toplumun değer yargılarını hiçe saydığı için ‘öteki’ olarak damgalanır. Yaşadığı bu trajedi ile sahip olduğu gücün farkına varan Hester bu gücü ve duruşu ile doğmakta olan modern Amerikan kadın kahramanının müjdecisidir.O günahıyla tek başına yüzleşirken adlarını açıklamaya yanaşmadığı korkak ve ikiyüzlü âşığı ile intikam hırsının çılgına çevirdiği kocası suçluluk, pişmanlık, intikam duyguları ile kendilerini bekleyen çarpıcı ve hazin sonu kendi elleriyle hazırlarlar.
  • Madam Bovary

Kitabın Adı Madam Bovary
Yazar Gustave Flaubert
Örnek Yayın Evi İletişim Yayınları
Orijinal Dil Fransızca
Orjinal Adı Madame Bovary Moeurs de province
Çevirmen Samih Tiryakioğlu
Yayın Tarihi 42461
ISBN 9750513435
Baskı Sayısı 3. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 431
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 19.5 cm
Açıklama Madam Bovary, 19. yüzyıl Fransız kadınının kıstırılmış hayatını ve iç dünyasını oldukça şeffaf bir şekilde ele alırken, dönemin kadın erkek ilişkilerine de ayna tutan bir başyapıt.

Vasat bir doktorla evlendikten sonra boğucu taşra yaşamı içinde sıkışıp kalan genç ve güzel Madam Bovary, mutsuzluğu bir kader olarak kabul etmeye razı olmaz. Büyük hayalleri, hayattan büyük beklentileri vardır; okuduğu romanlardaki tutkunun ve romantik fantezilerin özlemiyle yaşar ve aradığı ideal aşkı bulmak için çıktığı yolda hiçbir fedakârlıktan kaçınmaz. Madam Bovary’nin bu mücadelesini ve sürüklendiği çıkmazı anlatan roman, tutkulu bir hikâyenin gerisinde evlilik, cinsellik ve zenginlik kavramlarını sorguluyor. 1857’de ilk kez yayımlandığında büyük yankı uyandıran, toplumun din ve ahlak anlayışını sarstığı gerekçesiyle yasaklanmaya çalışılan Madam Bovary, 19. yüzyıl Fransası’nın ahlak anlayışına ve burjuva değerlerine karşı güçlü bir eleştiridir.

  • Middlemarch

Kitabın Adı Middlemarch: Taşra Yaşamından Manzaralar 1-2
Yazar George Eliot
Örnek Yayın Evi NORA KİTAP
Orijinal Dil
Orjinal Adı
Çevirmen Cihat Taşçıoğlu
Yayın Tarihi 01.12.2016
ISBN 6058303119
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 640
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 21 cm
Açıklama Middlemarch, George Eliot’ın başyapıtı olduğu kadar, pek çok eleştirmen tarafından da İngiliz dilinin en büyük kurgu eseri olarak kabul edilir. Eserlerinde çoğunlukla, yaşadığı 19. yüzyıl İngiltere’sinin taşra yaşamını ve insanlarını konu alan Eliot, insan ruhuna dair ince gözlemleriyle çağdaşı romancıların arasında öne çıkmıştır. George Eliot’ın 1869’da yazmaya başlayıp 1871’de tamamladığı sekiz kitaptan oluşan ve olgunluk dönemi eseri olarak kabul gören Middlemarch: Taşra Yaşamından Manzaralar hem yazarın en iyi romanıdır, hem de İngiliz edebiyatının sayılı klasikleri arasında yer almaktadır. Pek çok soruşturmada En İyi 100 Roman arasında daima kendine yer bulan ve okuru adeta hipnotize eden akıcı bir dille yazılmış olan eser, 1994 yılında aynı isimle dizi olarak ekrana taşınmıştır.
Roman, 1820’lerin sonunda Middlemarch adındaki hayali bir taşra kasabasındaki yaşamı konu alır. Viktoryen dönemdeki kadınların toplumsal statüsü, evliliğin doğası, idealizm, çıkar ilişkileri, din, riyakarlık, politik reformlar ve eğitim konuları, karakter açısından oldukça zengin olan romanda ele alınan konulardan en ilgi çekici olanlarıdır. George Eliot, ana karakterlerinin yanı sıra, her sınıftan insanın gerilim, kırgınlık, mutluluk, haz, aşk ve hüsran dolu yaşamlarını, büyük bir incelik ve yetkin bir gözlem gücüyle okura aktarır.
Asıl adı Mary Ann Evans olan George Eliot, ‘yazdıklarının ciddiye alınmasını istediği için’ bir erkek adını mahlas olarak kullandığını söyler. İngiliz yazar, şair, gazeteci, çevirmen ve Viktoryen çağın en iyi kalemlerinden biri olan Eliot, yazmaktaki amacının ‘tozlu sokaklardan ve tarlalardan gelen etten kemikten insanların’ hayatlarını anlatmak olduğunu söyler.
  • Anna Karenina

Kitabın Adı Anna Karenina
Yazar Lev N. Tolstoy
Örnek Yayın Evi İLETİŞİM YAYINLARI
Orijinal Dil  Rusça
Orjinal Adı  Анна Каренина
Çevirmen Ergin Altay
Yayın Tarihi 21.04.2015
ISBN 9750517457
Baskı Sayısı 2. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 1035
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi 3. Hm. Kağıt
Boyut 13 x 19.5 cm
Açıklama Anna Karenina, 19. yüzyıl Rus toplumunun ruhsal dalgalanmalarına çarpıcı bir aşk ve ihanet anlatısıyla ışık tutan  bir başyapıt. Güzelliği ve nezaketiyle çevresinde hayranlık uyandıran Anna Karenina’nın mutsuz ve monoton bir evliliği vardır. Üst düzey bir devlet memuru olan Aleksey Aleksandroviç ile evliliğinde tek tesellisi oğludur. Ağabeyi ile yengesinin aralarını düzeltmek için gittiği Moskova’da yakışıklı ve genç kont Vronski ile tanışması, Anna’nın hayatında dönüm noktası olur. Tolstoy, Anna Karenina’da sıradışı bir gözlem gücü ile aşk, evlilik, ihanet gibi temaların izini sürerken roman sanatına yepyeni ve uzun soluklu bir boyut katar. Modern dünya edebiyatının otoritelerince gelmiş geçmiş en iyi romanlardan biri olarak kabul edilen Anna Karenina, güncelliğini daima koruyacak bir eser.
  • Bayan Dalloway

Kitabın Adı Bayan Dalloway
Yazar Virginia Woolf
Örnek Yayın Evi MİTRA YAYINLARI
Orijinal Dil  İngilizce
Orjinal Adı  Mrs Dalloway
Çevirmen
Yayın Tarihi 28.02.2013
ISBN 6055752545
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 220
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi 2. Hm. Kağıt
Boyut 14 x 20 cm
Açıklama Bayan Dallovvay, hem yazım tekniği hem de farklı zaman-me-kan algısı nedeniyle Virginia Woolf’un en ilgi çekici romanlarından biridir. Aynı zamanda, yazarın adıyla anılacak, temsilcileri arasında James Joyce ve William Faulkner gibi ünlü romancılarından da bulunduğu ‘bilinç akışı’ tekniğinin en başarılı örnekleri arasında sayılır. Varoluş, feminizm, eşcinsellik gibi temaların yoğun olarak hissedildiği roman 1925 yılında tamamlanmasına karşın, yazar tarafından üç kez gözden geçirilmiş ve yeniden yazılmıştır. Kitap, Clarissa Dalloway’in akşam evde vereceği parti için çiçek almak üzere dışarı çıkması ile başlar ve tek bir gün boyunca yaşadıklarını içselleştirme-sini, aklından geçenleri zaman zaman geçmişe de dönerek bugünün imgeleriyle birleştirmesini anlatır. Kitabın bir diğer ana karakteri ise roman boyunca Bayan Dallovvay ile hiçbir şekilde karşılaşmayan Septimus Warren Smith’dir.
  • Sevilen

Kitabın Adı Sevilen
Yazar Toni Morrison
Örnek Yayın Evi CAN YAYINLARI
Orijinal Dil
Orjinal Adı Beloved
Çevirmen Püren Özgören
Yayın Tarihi 16.11.2009
ISBN 975844056X
Baskı Sayısı 2. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 311
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 12.5 x 19.5 cm
Açıklama 1988 Pulitzer Edebiyat Ödülü’nü kazanan bu romanın konusu, Amerika’nın iç savaşını izleyen yıllarda Ohio’da geçiyor; köle Sethe’nin ve ailesinin çevresinde dönüyor. Kentucky’de köle olarak bulunduğu bir çiftlikten kaçan Sethe, yakalanacağını anlayınca, beyazların eline geçmemesi için iki yaşındaki kızın öldürmeyi yeğler. Ölen küçük kızın ruhunun evde dolaştığına inanan güzel ve gururlu Sethe, bu olayın etkisenden kendisini kurtaramaz. Aradan on sekiz yıl geçtikten sonra Sethe’nin evine bir genç kız gelir. Yirmi yaşındaki bu ilginç konuk, nereden geldiğin bilmemekte, çatlak sesiyle bir çocuk gibi konuşmaktadır. Sethe’ye taparcasına bağlı olan genç kız, adının Sevilen olduğunu söylemektedir
  • Utanç

Kitabın Adı Utanç
Yazar J. M. Coetzee
Örnek Yayın Evi CAN YAYINLARI
Orijinal Dil
Orjinal Adı
Çevirmen İlknur Özdemir
Yayın Tarihi 26.04.2016
ISBN 9750700384
Baskı Sayısı 12. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 258
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 12.5 x 19.5 cm
Açıklama J.M. Coetzee, 1999 Booker Roman Ödülü’nü alan etkileyici romanı Utanç’ta şiddetli, yoğun bir dönüşüm geçirmekte olan bir toplumun, yeni Güney Afrika’nın öyküsünü anlatıyor. İki kez evlenip boşanmış, bir kız babası olan, elli iki yaşındaki Profesör Lurie’nin öyküsünde, hem siyasal hem de kişisel dönüşümler, değişimler yaşayan sancılı bir toplumun insanını tanıtıyor. Bir kız öğrencisiyle girdiği ilişki sonucu okulundan ayrılmak zorunda kalan Profesör Lurie’yi arkadaşları dışlıyor, eski karısı da alaya alıyor. Lurie, kızı Lucy’nin çiftliğine sığınıyor, elinde kalan tek insancıl ilişki kızı ile olanıdır. Lucy’nin koşullarına ve ırk ayrımının yeni boyutlar aldığı bir topluma uyum sağlamak yolunda inançsızca sürdürdüğü çabaları, bir öğle sonrası kızıyla birlikte yaşadığı vahşi bir saldırıyla kesintiye uğruyor. Acımasız bir dürüstlükle yazan J.M. Coetzee, okura yumuşak bir roman sunmuyor, sert bir öykü anlatıyor, ama güçlü ve inanılmaz güzellikte, hem keyifli, hem kasvetli bir öykü. Baştan sona gereksiz tek bir sözcük ya da cümle içermeyen Utanç, Profesör David Lurie’nin düşüşünü anlatırken, daha ilk satırından kıskıvrak yakalıyor okuru. Lurie’nin kişisel öyküsüyle Güney Afrika’nın öyküsü iç içe geçiyor; beyazıyla siyahıyla bütün Afrikalıların uydukları kuralların tümü tersine dönüyor, çarpıtılıyor. Utanç, aslında insan olmanın ne anlama geldiğini araştırıyor. J.M. Coetzee, insanın içine işleyen gerçekleri yalın ama vurucu bir üslupla dile getirirken yaşayan en iyi romancılardan biri olmayı da hak ediyor.
  • Gönülsüz Köktendinci

Kitabın Adı Gönülsüz Köktendinci
Yazar Mohsin Hamid
Örnek Yayın Evi PEGASUS YAYINLARI
Orijinal Dil İngilizce
Orjinal Adı The Reluctant Fundamentalist
Çevirmen Figen Yanık
Yayın Tarihi 17.09.2013
ISBN 6053431176
Baskı Sayısı 1. Baskı
Dil
Sayfa Sayısı 200
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı
Boyut 13.5 x 19.5 cm
Açıklama Sorsan tam olarak nerede başlar Batı, nerede sona erer Doğu, kimse sabit ve somut bir harita veremez. Yüzyıllar içinde ne çok değişmiştir aslında algılar. İç içe geçmiştir aslında “ben” ile “Öteki”. Batı’nın içindeki Doğu, Doğu’nun kalbinde atan Batı… Bilhassa Türkiye gibi her ikisini de bünyesinde barındıran bir coğrafyadan bakınca bu meselelere. Ama gene de nedense ısrarla mekanik biçimde kullanırız bu kategorik ayrımları. Hayal de olsa kurgu da, son tahlilde hayallere inanmadığımızı kim söyleyebilir? Tam tersine “olgular”dan ziyade “hayaller”e kapılmaya, inanmaya, hatta bağımlı olmaya meyyal değil miyiz?

Mohsin Hamid’in kaleminden Gönülsüz Köktendinci piyasaya çıktığı ilk günden itibaren epey ses getirdi, yankı uyandırdı dünya basınında. İstemeye istemeye “köktendinci” olan bir genç adamın hikâyesi. İstemeye istemeye ne demek? Köktendinci ne demek? Bu kavramları da açmayı ihmal etmiyor yazar. Kahramanı Cengiz, Amerika’ya okumaya giden yetenekli, zeki, pırıl pırıl Pakistanlı bir genç. Princeton Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olur. Sınıfının birincisi, okulun en iyisidir. Toplumdaki seçkinler arasına katılır. Tüm dünyadan kendisi gibi yetenekli, gelecek vadeden gençler Amerika’ya gelerek, Amerikan rüyasına bir an evvel dahil olabilmek için canla başla çalışırlar. O da hırslı, azimlidir. Ve çok çok az sayıda işletme mezununun girebileceği, hatta hayal edebileceği prestijli bir Amerikan firmasında muhteşem bir iş edinir. Artık senede seksen bin dolar kazanmakta, business class uçmakta, son derece şık giyinmektedir. Bundan sonra tek yapması gereken, kendini kapitalizmin ritmine uydurmak, devamlı çalışmak, paralanmak ve yükselmektir. Bir Amerikalı genç kadına âşık olması onun “Amerikanlaşma”sını önce kolaylaştırır, ancak hikâye ilerledikçe beklenmedik biçimde zorlaştırır.

Mohsin Hamid bu “seçilmiş”, “sürüden ayrılmış”, fazlasıyla Amerikanlaşmış Pakistanlı gencin nasıl olup da 11 Eylül sonrası kendi içinde derin bir kimlik bölünmesi yaşadığını, etrafındaki herkesten ve her şeyden soğuduğunu, tepkisel ve kindar olduğunu ve son tahlilde Amerika’yı terk edip Pakistan’a dönmeyi seçtiğini anlatıyor kitabında. Hem de alabildiğine çıplak bir dil ve sert bir üslupla. İşin çarpıcı yanı, anlatılan hikâye ile yazarın kendi yaşam öyküsü arasındaki paralellikler. Mohsin Hamid de Princeton mezunu. O da Amerika’da okumaya ve çalışmaya hak kazanan “parlak Üçüncü Dünyalılar”dan biri iken, 11 Eylül’den sonra ülkeyi terk ediyor. Ancak bir fark var: Yazar, kahramanı Cengiz gibi Pakistan’a dönmek yerine Londra’ya yerleşmeyi seçiyor.

Batı ile Doğu arasındaki hayalî ve hakiki gerilim ve uyumları, bu ikisinin arasında mekik dokuyan bireyin trajedisini anlatmak nicedir edebiyatçıları heyecanlandıran bir proje. Ancak bu çetrefil konuyu çok az romancı Pakistan asıllı Mohsin Hamid gibi sakınmadan, dosdoğru yapabilirdi herhalde. Bu kitabı okumak lazım. Tartışmak lazım. Eleştirmek ve anlamak lazım – ki Batı ile Doğu arasındaki hayalî sınırları samimiyetle sorgulayabilelim. Eğer arada birikmiş tepkilerin, kırgınlıkların ve kızgınlıkların azalmasını istiyorsak, eğer gönüllü ya da gönülsüz “Batı karşıtı ya da İslam karşıtı katı tepkiseller” yetişsin istemiyorsak, eğer bu sağırlığın yerini hakiki bir kültürel olgunluk ve medeniyetler arası diyalog alsın istiyorsak, işe evvela araftaki bireyin hayal kırıklıklarını anlamaktan başlamak lazım.


Kaynaklar

http://www.edebiyathaber.net/insan-beynini-etkileyen-10-roman/
http://www.kitapyurdu.com

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen Buraya Adınızı Yazın