Ana Sayfa İş Dünyası Dış İlişkiler Çin Halk Cumhuriyeti Ana Yasasına Genel Bakış

Çin Halk Cumhuriyeti Ana Yasasına Genel Bakış

545
0
Paylaş

Çin Halk Cumhuriyetine Tarihsel Bakış

Çin Halk Cumhuriyeti, yazılı tarihi MÖ 2200 yılına kadar giden, dünyanın en önemli uygarlıklarından biridir.20.yüzyılın başlarına kadar farklı hanedanlıklarca yönetilen ülkede 1911’de hanedanlık yönetimine son verilerek, Sun Yat Sen liderliğinde cumhuriyet rejimine geçilmiştir. 1927-1949 yılları arasında, Mao Zedung  liderliğindeki  Çin Komünist Partisi ile Çan Key Şek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Kuomintang) güçleri arasında süren iç savaş, ÇKP’nin zaferiyle sonuçlanmış ve 1949’da bugünkü Çin Halk Cumhuriyeti kurulmuştur.

Anayasanın Maddi Yapısının İncelemesi

  • Çin Anayasası başlangıç kısmı dışında toplam 138 maddeden oluşmaktadır.
  • 32 maddeden oluşan birinci bölüm Genel İlkelerden oluşmaktadır.
  • 24 maddeden oluşan ikinci bölüm Temel Haklar ve Yurttaşlık Görevlerine ayrılmıştır.
  • 79 maddeden oluşan üçüncü bölüm ise Devletin Yapısından oluşmaktadır.
  • 3 maddeden oluşan dördüncü bölümde ise ülkenin ulusal bayrağı, amblemi ve marşı ile başkentine ilişkin hükümleri içermektedir (Sezen, 2009: 53).

Anayasal Rejim

  • 1949 yılında kurulan Çin Halk Cumhuriyeti’nin ilk anayasası 1954 yılında yürürlüğe girmiştir.
  • 1975 ve 1978 yıllarında değiştirilen anayasa ile açık kapı politikası başlamıştır.
  • 1982 yılında neredeyse yeniden yazılmıştır (1954 Anayasasının neredeyse tamamı yeniden yazılmış ve 32 yeni madde eklenmiştir).

Çin Anayasası Giriş Bölümü İncelemesi

Çin Anayasası’nın  önsözünde ÇHC’nin kuruluş aşamasına kadar geçirdiği dönemleri anlatmakta ve devletin resmi ideolojisi

Sun Yat-Sen 孫逸仙

hakkında bilgiler yer almaktadır. Feodal Çin’in yavaş yavaş bir yarı sömürge ve yarı feodal bir ülkeden 1840’tan sonra dönüşümüne ve Çin Halkının ulusal bağımsızlık ve kurtuluş mücadeleleri ve demokrasi mücadeleleri ile Dr. Sun Yat-Sen liderliğinde 1911 Devrimi ile feodal monarşiyi yıkıp Çin Cumhuriyeti’nin kurulduğuna yer vermiştir.

Devamında ise Çin Halkının emperyalizm, bürokratik kapitalizm ve feodalizme karşı Mao Zedong ve ÇKP önderliğinde Çin milliyetçi güçlerine karşı yapılan savaşla birlikte  emperyalizm, feodalizm ve Bürokratik kapitalizmi devirmesi sonucu Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğuna yer vermiştir.

Mao Zedong – 毛泽东

ÇHC’de sosyalizmin inşası için atılmış olan adımlara yer verilmiş ve işçi ve köylü sınıfının önderliğinde halk diktatörlüğünü inşa edildiği vurgulanmıştır. Ayrıca bilimde,ekonomide, eğitimde ilerleme kaydedildiğine ve bunda etkili olan sosyalist ideolojik eğitimin önemine değinilmiştir. Ayrıca  gelecekte de halkın sosyalist kurumları,sosyalist demokrasiyi güçlendirecek sosyalist hukuk sistemi geliştirmenin bilimde, kültürde vb. alanlarda ilerlemenin önemine değinilmiştir. Çin’in demokratik devriminin başarılı olmasının ÇKP’nin önderliğinde ve Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun emperyalizme karşı verdiği mücadelenin sonunda gerçekleştiğine yer verilmiştir.

1993 yılında yapılan önemli bir değişiklikle “Sosyalist Piyasa Ekonomisi” kavramına yer verilmiş ve devletin dünyaya açılmak için sosyalist piyasa ekonomisini geliştireceğine yer vermiştir.(Sezen, 2009: 54)

Çin Halk Cumhuriyeti’nin tüm ulustan insanlar tarafından ortaklaşa inşa edilmiş üniter çok uluslu bir devlet olduğu ifade edilmiştir. Önsözde Çin’in bağımsız bir dış politika, egemenlik, toprak bütünlüğü, karşılıklı saldırmazlık, birbirlerinin iç işlerine karışmama, eşitlik karşılıklı yarar ve diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi gibi ilkeler önem verdiğine ve emperyalizm, sömürgecilik ve hegemonizme karşı diğer ülkelerle işbirliği geliştirilmesi ve ezilen ulusların ulusal bağımsızlıklarını kazanmalarına destek veren bir tutum sergilediğine değinilmiş ve ulusal ekonomileri koruyup dünya barışını sağlamak için çaba gösterdiği vurgulanmıştır.

Genel İlkeler

Bu bölümde Devletin niteliği,devletin ekonomik ve toplumsal yaşamdaki rolü ve görevleri,anayasanın bağlayıcılığı,uygulanacak ekonomik rejim,mülkiyet rejimi,toprağın ve doğal kaynakların yönetimi,etnik grupların hakları ve yükümlülükleri,aile planlaması,ülkenin yönetsel bölümlenmesi gibi konular yer almaktadır.

Anayasanın 1.maddesinde Çin Halk Cumhuriyeti’nin işçi sınıfının liderliğinde ve işçi köylü ittifakı temelinde halkın demokratik diktatörlüğü altında sosyalist bir devlettir ifadesi yer almaktadır. Sosyalist sistem Çin Halk Cumhuriyeti’nin temel sistemidir. Herhangi bir kuruluş ya da birey tarafından sosyalist sisteme yönelik sabotajın yasak olduğu belirtilmiştir.

Anayasanın 2. Maddesinde tüm gücün halka ait olduğu belirtilmiştir. Ulusal Halk Kongresi ve yerel halk kongreleri gibi farklı düzeylerdeki devlet organları ile yürütüldüğü vurgulanmıştır. Halkın hukuka uygun şekilde çeşitli kanallar aracılığıyla devlet işlerini,ekonomik yönetimi,kültürel ve sosyal faaliyetleri yönettiği yer almıştır.

Anayasanın 3.maddesinde Çin Halk Cumhuriyeti’nin devlet organlarının demokratik merkeziyetçilik ilkesini uyguladığına yer verilmiştir. Demokratik seçimler aracılığıyla farklı düzeylerdeki kurumların Ulusal Halk Kongresi ve Yerel Halk Kongrelerinin oluşturulduğu belirtilmiştir.

Anayasanın 4.maddesinde Çin Halk Cumhuriyeti’nin tüm uluslarla eşit olduğu,

Anayasanın 5.maddesinde de devletin sosyalist hukuk sisteminin bütünlüğünü ve saygınlığını onadığına yer verilmiştir.

Anayasanın 6.maddesinde de Çin Halk Cumhuriyeti’nin sosyalist ekonomik sisteminin temelinin üretim araçlarının sosyalist kamu mülkiyeti olduğuna yer verilmiştir. Diğer maddeleri de inceleyecek olursak;

Anayasanın 9.maddesinde  mineral kaynakların, suların, ormanların, işlenmemiş toprağın,plajların ve diğer doğal kaynakların devlete ait olduğu

Anayasanın 10.maddesinde ise şehirlerde arazinin devlete ait olduğu da belirtilmiştir.Kırsal bölgelerdeki devlete ait olan toprakların dışındakilerin ise kolektif mülkiyet olduğu belirtilmiştir. Anayasada toprağın hiç hiçbir kişi ya da kurum tarafından satılamayacağı ve kiralanamayacağına da yer verilmiştir. Ancak 1988 yılında yapılan değişiklikle arazi kullanım hakkının yasaya göre devredilebileceği belirtilmiştir. Ayrıca devletin ekonomi üzerinde etkin olduğu politik, mesleki, kültürel vb. etkinlikleri, tıbbi ve sağlık hizmetlerini geliştirmek çevrenin korunması gibi önlemleri almak devletin görevleri arasındadır.

Anayasanın 11.maddesinde kentsel ve kırsal nüfusun yasayla koyulmuş sınırlar içinde faaliyette bulunan (bireysel) ekonomik girişimleri, sosyalist kamu ekonomisinin tamamlayıcısı olarak tanımlamıştır. Bunların hukuksal haklarının ve çıkarlarının devlet tarafından korunacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, devletin bu ekonomik girişimlere rehberlik yapacağı, yardımcı olacağı ve onları denetleyeceği belirtilmektedir (Sezen, 2009: 55).

Anayasanın 12.maddesinde sosyalist kamu mülkiyetinin kutsal ve dokunulmaz olduğuna yer verilmiştir. Devletin yasal olarak kazanılan gelir, tasarruf, evler ve diğer  yasal mülk sahibi vatandaşların hakkını koruyacağına yer vermiştir. Devletin ekonomik faaliyetlere müdahalede bulunabileceği ve işgücü verimliliği, ekonomik sonuçları ve üretici güçleri geliştirmek için adım atabileceği belirtilmiştir.

Özellikle 1999 yılından itibaren yapılan düzenlemelerle birlikte kamusal olmayan ekonominin (özel sektörün) sosyalist piyasa ekonomisini tamamlamaktan öte  sosyalist piyasa ekonomisinin önemli bir bileşeni olarak görülmeye başlanmıştır. 1999 yılında yapılan düzenlemeler ile “hukuk devleti” ilkesinin anayasaya girmesi önemlidir. Artık ülkenin hukuka uygun  olarak yönetilen bir sosyalist ülke olduğu belirtilmektedir. 2004 yılında yapılan değişiklikle,devlet özel sektörü teşvik etmek ve desteklemekle görevlendirilmiştir.Ayrıca,Çinlilerin kanunlara uygun olarak edindikleri özel mülklerin dokunulmaz olduğu hükme bağlanmıştır.Ancak devletin kamu yararı uyarınca ,yasaya uygun olarak,tazminat ödeyerek kamulaştırma yapabileceği ve özel mülkleri resmi amaçlarla kullanabileceği belirtilmiştir.Ayrıca devlet, ekonomik kalkınma düzeyiyle uyumlu sosyal güvenlik sistemi kurmak ve insan haklarını korumakla görevlendirilmiştir. Ulusal Halk Kongresi’nin,eyaletler,özerk bölgeler,doğrudan merkezi yönetime bağlı belediyeler ile ordu güçlerinin yanı sıra özel yönetim bölgelerinden seçilen üyelerden oluşacağı da yapılan değişikliklerdendir (Sezen, 2009: 57). Bu yapılan değişikliklerle ÇHC’nin günümüz koşullarını dikkate alarak gerek ekonomik gerekse demokrasi ve insan hakları bağlamında anayasada değişikliklere gittiği ve daha liberal, özgürlükçü bir yönetim anlayışına doğru ÇHC’nin ilerlediği sonucuna ulaşabiliriz.

Vatandaşlar ve Temel Haklar ve Ödevler

Bu bölümde kanun önünde eşitlik, seçme ve seçilme hakkı ve yaşı; ifade, dini inanç özgürlüğü; haberleşme özgürlüğü; çalışma, dinlenme ve sosyal güvenlik hakkı; eğitim hakkı, kadın erkek eşitliği gibi konular yer almaktadır. Ülkenin birlik ve bütünlüğünü koruma, yaslara uygun olarak vergi ödeme ve ülke savunmasına katılma ve zorunlu askerlik, yurttaşlık görevleri arasındadır.

Anayasa’nın 33. maddesine göre Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşlığına haiz herkes Çin Halk Cumhuriyeti Vatandaşıdır. Tüm vatandaşlar kanun önünde eşittir. Aynı zamanda anayasa’da ve yasalarda öngörülen görevleri yerine getirmesi gerektiği belirtilmiştir.

34.maddede ise 18 yaşına ulaşmış Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşları milliyeti, inancı, mesleği, cinsiyeti, aile geçmişi, eğitimi gibi faktörlere bakılmaksızın hukuka göre politik haklardan mahrum olan kişiler dışında oy verme ve seçilme hakkına sahiptir.

Anayasa’nın 35.maddesine göre Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşları konuşma, basın, toplanma, dernek kurma, yürüyüş ve gösteri yapma özgürlüğüne sahiptir.

Anayasa’nın 36. maddesinde vatandaşların inanç özgürlüğüne sahip olduğu belirtilmiştir. Anayasanın 37. maddesinde kişi özgürlüğünün hukuka aykırı olarak ihlal edecek girişimlerde bulunulamayacağına yer verilmiştir. Anayasanın 39. maddesinde konut dokunulmazlığına değinilmiştir.

Anayasanın 40. maddesinde vatandaşların yazışma özgürlüğünün ve gizliliğinin korunduğu vurgulanmıştır. Ayrıca anayasanın diğer maddelerinde vatandaşların çalışma, eğitim,bilimsel araştırma yapma edebi ve sanatsal faaliyetlerde bulunma özgürlüğüne sahip olduğu belirtilmiştir.Anayasada kadın ve erkeğin kültürel sosyal ve aile hayatında eşit olduğu belirtilmiştir. Çalışma hayatında eşit işe eşit ücret politikasıyla kadın ve erkeklerin aynı ücreti alması sağlanmaktadır. Yaşlılara,kadınlara ve çocuklara kötü muamele yapılması yasaktır.

1975 yılında yapılan düzenleme ile grev hakkı işçilere verilmiştir.1978 yılında da bu hak korunmuştur. Ancak 1982 yılında yapılan anayasa değişikliği ile bu hakka yer verilmemiş ancak yasaklama da getirilmemiştir (Sezen, 2009: 64).

Anayasada vatandaşların ülkenin onuru ve vatanın çıkarlarını korumakla yükümlü olduğu, kanunların belirttiği doğrultuda askerlik görevinin yerine getirilmesi ve vergi verilmesinin gerektiği yer almaktadır.

Kaynaklar

Sezen,Seriye.2009, "Çin’in ikinci Uzun Yürüyüşü" Ankara: Türkiye Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen Buraya Adınızı Yazın