Ana Sayfa Kültür Sanat Osmanlı Döneminde Bankacılık

Osmanlı Döneminde Bankacılık

2568
0
Paylaş

18. yüz yıl’ın 2. Yarısı ve sonrasında ilk kez Britanya adasında başlayan endüstri devrimi ve bu atılım sonucu üretim alanında oluşturduğu zenginleşme ve çeşitlilik zaman içerisinde Avrupa’ya sıçraması bu sıçrama sonucunda kıta Avrupası ve Ada’da kredi işlemlerini de başlatmıştır. Bu manada para ve benzeri kâğıt kullanımında giderek artış ve aşırı para basımı ile bunun ortaya çıkardığı ekonomik istikrarsızlık kıta Avrupa’sındaki ülkelerde merkez bankaları kurulum süreçlerini etkilemiş ve hızlandırmıştır.

Osmanlı Devletinde, özellikle Batı Avrupa ve İngiltere’de yaşanan bu ilerleme ve sanayileşme ve bir dış açılım süreci gerçekleştirmediğinden mütevellit herhangi bir teşvik de söz konusu olmamıştır. Bu da aslında 19. Yy’a kadar Osmanlı’da herhangi bir bankaya rastlanılmadığının sebebidir. Bankalarda yapılan tüm işlemler Osmanlıda sarraf ve bankerler vasıtasıyla gerçekleştirilmiştir. Osmanlıda, sadece Hazine’nin iç ve dış borçlarını düzenleyebilmek ve gerçekleştirebilmek hasebiyle yabancı bankaların mevcudiyetine gerek bulunmuştur. Osmanlı döneminde ki ilk banka sarrafların vasıtasıyla kurulan İstanbul Bankasıdır ki kuruluş tarihi 1847’dir. Fakat banka ödeyebilme kapasitesini tehlikeyle karşı karşıya bırakan işlemler yapması sebebiyle buna spekülasyonlar da dâhildir, 1852 yılında kapanmıştır (Sağlam, 1976: 247).

Osmanlıda gelir getiren kaynaklar uluslararası kuruluşların denetiminde olması sonrasında Avrupa’daki sermaye sahipleri kendilerine yeterli güveni sağladığında, 1881 ve sonrasında Osmanlı topraklarında ki yabancı sermayeli banka sayısında süratli bir yükseliş gözlemlenmiştir. Ülkede ki yabancı menşeili bu bankalar kaynağı olduğu ülke ile Osmanlı devleti arasındaki ticari ilişkilerde bağ kurmaya ve ilerletmeye gayret göstermişler bilhassa da ulaşım ve madencilik alanlarındaki yatırımları dikkat çekmiştir (Tokgöz, 2009: 24).

Tanzimat fermanın ilanı ile ve o dönem dâhilinde Osmanlı hazinesi bazı sıkıntılı problemler ile yüz yüzeydi. 32 yıl süren saltanatında II. Mahmut 47 farklı gümüş parayı iç isyanlar ve savaşlar hasebiyle çeşitli değerlerde para sıkıntısına çare olabilmesi hasebiyle bastırmıştır (Pamuk, 1999: 211). Bu paralar, hazineye geliri sağlayabilmek adına zaman için tağşişe uğramıştır. 22 senelik zaman zarfı içerisinde Osmanlı altını 35 defa gümüş ise 37 defa tağşişe uğramış ki buda en fazla II. Mahmut dönemine denk gelmiştir. (Pamuk, 1984: 54). Global ölçekte ticaret ve pazarlama birleşmesi yolunda Osmanlı para sisteminde oluşan sorunlar hem yönetim kadrosu hem de kendisine çıkar sağlamaya çalışan dış gruplar açısından mutlak çözüme kavuşturulması gereken bir problemdi (İnalcık-Quataert, 1994: 971).

Galatadaki bankerlerin mali olarak güçleri 19 yüzyıl ortalarında en üst düzeyine ulaşmıştır. Fakat bu süre zarfında borç alma talepleri bütçenin sürekli açık vermesi sebebiyle süratli bir biçimde artış göstermiştir. Bu sebeplede devlet uzun süreli ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla direk olarak Avrupa piyasalarından borç arayışına girince galata bankerleri açılan yeni Avrupa bankaları ile rekabete konusunda yüzleşmek zorunda kalmıştır. Osmanlı devletine borç vermeye Rus savaşı döneminde devameden Galata bankerleri finans alanındaki yerini korumayı gaye edinmişlerdir (Pamuk, 2005: 176)

Osmanlı döneminde para piyasalarında ki problem paranın eksikliği veya değerli madenlerin eksik olması değil, para dağılımı arasındaki oransal olarak dağılımdaki eşitsizlik ve dolaşım hızındaki yavaşlık olmasıydı. Bu konuda da sarraflar istifleme gerçekleştiriyor ve paranın fonksiyonalitesini engelliyorlardı (Biliotti, 1909: 104-105). Osmanlı devleti dış borçlanma seçeneğini para basımı yanında bir seçenek olarak görmüştür. Kırım Savaşı başlarken askeri masraflar 1854 senesindeki ilk dış borçlanmaya sebep olmuştur. Osmanlı 19. Yy ortalarında tağşiş, malikâne gibi sistemlerin getirmiş olduğu esnekliği devam ettiremeyerek Avrupa’ya bağımlı duruma gelmiştir. Savaşın maliyetlerini yönetebilmek amacıyla 1854 senesinde 5 kişilik bir grup oluşturulmuştur (Akar-Al, 2001). 1836 senesinde İngilizler ilk kez banka kurulması fikrini dile getirmiştir (Akgüç, 1992: 98).

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen Buraya Adınızı Yazın