Ana Sayfa Teknoloji Teknolojik Gelişime Farklı Bir Açıdan Bakış

Teknolojik Gelişime Farklı Bir Açıdan Bakış

707
0
Paylaş

Önümüzdeki 30 yılın neler getireceğini tahmin etmek iyice zorlaştır. Basit bir öngörü ile: Yeni telefon modelleri çıkacak, bulutta veri depolama kapasiteleri artacak, robotlar tüm sektörleri dönüştürecek, bugün aklımızın ucundan geçmeyen şeyler için yeni uygulamalar kullanacağız, her şey daha da hızlanacak… İlk akla gelenler bunlar. Ancak teknolojik üretim, artık insan zihninin yetişemeyeceği bir hızla çeşitleniyor ve farklılaşıyor. Belirsizliğin hâkim olduğu bir dünyada yolumuzu bulabilmek için temel köşe taşlarına ihtiyaç duyuyoruz. Kevin Kelly, yaşadığımız teknolojik atılım dönemini ilk fark eden isimlerden birisi. Yıllardır hem sektörün önde gelen liderleriyle olan yakın arkadaşlığı hem de yaşadığımız çağa getirdiği farklı bakış açısıyla tanınıyor. Konuşmaları dikkatle dinleniyor, kitapları altı çizilerek okunuyor. Hepimiz günlük gündemlerle meşgul iken, o durup bir soluk alıyor ve yeni bir bakış açısı sunuyor.

Kelly son kitabı Büyük Teknolojik Dönüşüm de geleceğimizi şekillendirecek 12 teknolojik kavramı ele alıyor. Bu 12 kuvvet hem gelecek planlarımızı hem de günlük yaşamımızı değiştirme gücüne sahip.

Oluş

İstisnasız her şey varlığını koruyup sürdürmek için ek bir enerjiye ve düzene gerek duyar. Taş, demir çubuk, bakır boru, asfalt yol, kâğıt parçası gibi bildiğimiz en dayanıklı şeyler bile eğer ilgi ve bakım görmezlerse, birtakım katkılar yapılmazsa fazla yaşamazlar. Bir web sitesi ya da yazılım programı da… Yepyeni bilgisayarlar kaskatı kesilir. Uygulamalar kullanılarak zamanla zayıflar. Kodlar aşınır. Yeni çıkan taptaze yazılımlar hemen yıpranmaya başlar. Sürekli bir güncelleme halindeyiz. İleride teknolojik yaşam sonsuz güncellemeler dizisine dönüşecek. Derecelendirme temposu da hızlanıyor. Özellikler değişiyor, kusurlar gideriliyor, menüler farklılaşıyor.

Önümüzdeki 30 yıl boyunca hâkim olacak önemli teknolojilerin çoğu henüz icat edilmedi, dolayısıyla onlar karşısında cahil kalacağız. Yeni teknoloji sonsuz güncelleme gerektireceğinden, acemi cehaletinden hiç kurtulamayacağız. Ömrünü doldurup eskime çevrimi hızlandığından, devre dışı kalmadan üzerinde ustalaşacak kadar zamanımız olmayacak, bu yüzden de sonsuza kadar acemi çaylak olarak kalmaya devam edeceğiz. Her şey bir oluş halinde, her şey sürekli beta aşamasında olacak. Son 30 yıl gerçekten harika şeyler inşa etmek için harikulade bir başlangıç noktası, sağlam bir platform yarattı. Ancak bundan sonrası farklı, var olanın ötesinde ve başka olacak. Yapacaklarımız devamlı, aralıksız bir şekilde başka bir şeye dönüşecek. Ve en harika şeyler daha icat edilmedi.

Bilişlenme

Ucuz, güçlü, her yere girmiş yapay zekâ (YZ) kadar “her şeyi değiştirebilecek” bir şey hayal etmek mümkün değil. İlk olarak, aptalca bir şeyi akıllı hale getirmek kadar önemli bir şey olamaz. Mevcut bir sürece azıcık da olsa yararlı zekâ katmak, etkinliğini yepyeni bir düzeye çıkarır. İdeali bu ek zekânın sadece ucuz değil, tamamen parasız olmasıdır. Web’in parasız ortak alanları gibi bedava bir YZ, ticareti ve bilimi hayal edebileceğimiz diğer bütün güçlerden daha iyi besleyecek ve çok kısa bir sürede kendi masrafını çıkaracaktır. İlk gerçek YZ tekil bir süper bilgisayarda değil, net diye bilinen bir milyar bilgisayar çipten oluşan süper organizmada dünyaya gelecek. Boyutları bakımından tüm gezegeni kapsayacak, ama minik, gömülü ve gevşek bağlantılı olacak. Onun düşüncelerinin nerede başlayıp bizimkilerin nerede sona erdiğini anlamak zor olacak. Bu bağlantılı YZ ile bağlantı kuran her cihaz onun zekâsını paylaşacak ve ona katkı yapacak. Ağ dışındaki yalnız bir YZ, 7 milyar insan aklına, artı kentilyonlarca online transistöre, artı yüzlerce exabit gerçek yaşam verisine, artı tüm uygarlığın kendi kendini düzelten geribildirim döngülerine bağlanmış bir YZ kadar hızlı öğrenemez ve o kadar akıllı olamaz. Dolayısıyla bizzat ağ bilişlenerek, kendini olağandışı bir şekilde iyileşen bir şeye dönüştürecek.

Akış

Bilişimin yeni bir dönemine geçiyoruz. Sayfalar ve tarayıcıların önemi artık çok daha az. Bugün başlıca birimler, akışlar ve akımlar. Devamlı Twitter akışlarını ve Facebook duvarımızda posta akışlarını izliyoruz. Fotoğraf, film ve müzik akışı gerçekleştiriyoruz. Televizyonlarda ekranın altından haber bantları geçiyor. Kanal adı verilen YouTube akışlarına abone oluyoruz. Bloglardan RSS Feed işlemi yapıyoruz. Uyarı ve güncelleme nehirlerinde yıkanıyoruz. Linklerin yerini tag’ler (etiket) aldı. Bu akışlar içinden seçtiğimiz anları etiketliyor, “beğen”iyor ve “gözde”miz yapıyoruz. Snapchat, WeChat ve WhatsApp gibi bazı akışlar, geçmişi veya geleceği olmadan, tamamen şimdiki zamanda faaliyet gösteriyorlar. Sadece gelip geçiyorlar. Sosyal medya bir zamanlar yazılı metinlerden oluşan bir alandı. Sosyal medyanın bundan sonraki nesli video ve ses iletiyor. WeChat, WhatsApp, Vine, Meerkat, Periscope ve diğerleri gibi birçok uygulama arkadaşlarınızı ve arkadaşlarınızın arkadaşlarını kapsayan ağınızda -gerçek zamanlı olarak- video ve ses kaydı paylaşma olanağı veriyor. Çabucak gerçek zamanlı paylaşıma açabileceğiniz bir müzik ezgisi yakalamayı, bir şarkıyı değiştirmeyi ya da algoritmalarla müzik yapmayı mümkün kılacak yeni aletler uzakta değil. Kendinize özel müzikler -yani kullanıcıların ürettiği müzikler- norm halini alacak ve gerçekten her yıl yaratılan müziğin ana kütlesini o oluşturacak.

Görüntüleme

5 milyarın üzerinde dijital ekran aydınlatıyor yaşamlarımızı. Dijital ekran imalatçıları her yıl 3,8 milyar yeni ekran üretmeye devam ediyorlar. Bu aşağı yukarı yeryüzündeki her birey için yılda bir yeni ekran demek. Bundan sonra bulduğumuz her düz yüzeye bir izlenebilir ekran koyacağız. Sözler kâğıttan çıkıp bilgisayarlar, telefonlar, dizüstüler, oyun konsolları, televizyonlar, bilbordlar ve tabletlerdeki piksellere göç etti. Harfler artık kâğıt üzerine siyah mürekkeple tutturulmuyor, göz açıp kapayıncaya kadar bir sürede bir cam yüzeye bir renk tayfı halinde akıyor. Ekranlar ceplerimizi, çantalarımızı, otomobillerimizin torpido gözlerini, salonlarımızın duvarlarını ve binalarımızın düz cephelerini dolduruyor. Çalışırken -ne yaparsak yapalım- önümüzde duruyor. Şimdi Ekran İnsanı olduk. Gelecek 30 yılda akademisyenler ve fanlar, bilişim algoritmaları marifetiyle, dünyadaki kitapları birbirine bağlayarak tek bir bağlantılandırılmış literatüre dönüştürecek. Okur bir fikrin sosyal grafiğini veya bir konseptin zaman çizelgesini ya da kütüphanedeki her nosyon için bir şebekeleşmiş etki ağı haritası çıkarabilecek. Hiçbir eserin, hiçbir fikrin diğerlerinden bağımsız olmadığını, bütün iyi, doğru ve güzel şeylerin geçmişte ve bugün, iç içe geçmiş parçaların ve ilişkili varlıkların ekosistemleri olduğunu anlayacağız.

Erişim

Artık sahiplik eskisi kadar önem taşımıyor. Erişim her zamankinden daha önemli. Dünyanın en büyük kiralama mağazasında çalıştığınızı varsayın. Herhangi bir şeye sahip olmanıza gerek var mı? İstediğiniz her şeyi elinizi uzatıp ödünç alabilirsiniz. İstediğiniz anda ödünç alma olanağı size sahip olmanın avantajlarının çoğunu, dezavantajlarının ise azını sağlar. Temizleme, bakım onarım, depolama, tasnif etme, sigortalama, güncelleme, koruma sorumluluğunuz yoktur. İleri teknoloji bu sihirli kiralama mağazasını mümkün kıldı. Bir internet/web/telefon dünyasında yaşıyoruz. Sanal gardıroplar sonsuz sayıda. Bu devasa kiralama mağazasında en sıradan yurttaş bile bir mal ya da hizmeti sanki sahibiymiş gibi alıp kullanabilir. Bazen buradan bir şey almak kendi “bodrumunda” arayıp bulmaktan bile kolay olabilir. Buradaki malların kalitesi sahip olabileceklerinize eştir. Erişim birçok yönden sahip olmaktan o kadar üstündür ki, ekonominin sınırlarına o yön verir.

Paylaşım

Online kamuoyunda inanılmaz bir paylaşım hevesi var. Facebook, Flickr, Instagram ve benzeri sitelerde gönderilen kişisel fotoğraf sayısı günde 1,8 milyar gibi astronomik bir sayıya ulaşmış bulunuyor. Bundan başka durum güncellemesi, haritada konum belirleme, online gönderilen üstünkörü düşünceler var. Bunlara bir de YouTube’un her gün yayınladığı milyarlarca videoyu ekleyin. Artık içerik paylaşımı her yerde. Bireyler büyük bir amaç uğruna çalışmak için bir araya geldiklerinde, topluluk düzeyinde ortaya çıkan sonuçlar üretilir. Yalnız amatörler Flickr ve Tumblr’da milyarlarca fotoğraf paylaşmakla kalmaz, aynı zamanda kategoriler ve anahtar sözcüklerle etiketlerler. Topluluktaki diğer kişiler resimleri kümelere ve panolara ayırırlar. Creative Commons lisansının popülerliği sayesinde, bir anlamda senin resmin benim resmim olur. Bir komün üyesi nasıl komüne ait bir el arabasını kullanırsa, isteyen herkes yüklenmiş bir resmi kullanabilir.

Filtreleme

Bir okur, bir gözlemci, bir dinleyici olmak ya da kendini ifade eden insanlar arasına katılmak için daha önce hiç bundan iyi bir zaman olmamıştı. Her yıl hayat veren yeni bir çığ yaratılıyor. 12 ayda bir 8 milyon yeni şarkı, 2 milyon yeni kitap, 16.000 yeni film, 30 milyar blog gönderisi, 182 milyar twit, 400.000 yeni ürün üretiyoruz. Bugün ortalama bir insan bir bilek hareketi gibi çok az bir gayretle Her Şey Kütüphanesine erişebilir. Her Şey Kütüphanesinin uçsuz bucaksız büyüklüğü, tüketim alışkanlıklarımızın çok dar rutinlerini hızla aşıp geçer. Onun derinliklerinde gezinebilmek için yardım almamız gerekir. Yaşam kısa ve okunacak o kadar çok kitap var ki! Birileri ya da bir şeyler ya bizim adımıza seçmeli ya da karar vermemize yardımcı olacak bilgileri kulaklarımıza fısıldamalı. Sıralama yapmak için bir yol bulmalıyız. Tek tercihimiz, tercih yaparken yardım almak olabilir. Seçeneklerin sersemletici dağınıklığını hafifletmek için her tür filtrelemeye başvururuz. Filtrelediğimiz şeyler ve filtreleme biçimi konusunda daha başlangıç evresindeyiz. Güçlü bilişim teknolojileri her şeyin internetine uyarlanabilir, uyarlanacaktır da. Eğer biz istersek en önemsiz ürün ya da hizmet bile kişiselleştirilebilir. Gelecek 30 yılda tüm bulutun filtre edilebilir noktaya gelmesiyle, kişiselleştirme derecesi yükselecek.

Remiks

Ekonomik ve teknolojik büyüme için geçerli olan şey, dijital gelişme için de geçerlidir. Bir üretici remiks çağındayız. Yenilikçiler eski basit medya tarzlarını sonraki kompleks tarzlarla birleştirerek, sınırsız sayıda yeni medya tarzı üretiyorlar. Yeni tarz ne kadar çok olursa, onlardan yeni karışımlar yoluyla yenilerinin üretilme olasılığı da o kadar yüksek olur. Olası bileşim sayısı katlanarak artar ve kültürü ve ekonomiyi genişletir. Yeni medyaların altın çağındayız. Son birkaç yılda eski tarzların remiksiyle oluşan yüzlerce medya tarzı hayatımıza girdi. Dijital bitlerin ileri derecede mantar gibi üreme özelliği formların kolaylıkla dönüşüp başkalaşmasına ve melezleşmesine olanak sağlıyor. Bitlerin hızlı akışı bir programın başkasına benzemesine izin veriyor. Başka bir formu taklit etmek dijital medyanın doğuştan gelen bir işlevi. Bu çoğulluktan kaçma olanağı yok. Medya tercihlerinin sayısı devamlı artacak. Gelecek 30 yıl boyunca, bitlerin hızlanan akışkanlığı büyük çaplı remiksleri daha da ileri götürerek, medyaya yön verecek.

Etkileşim

Sanal Gerçekliğin, yani VR’nin günümüzde hızlı ilerlemesini körükleyen iki faydası var: Orada olmak ve etkileşim. “Orada olma” özelliği VR’yi sattıran özelliktir. Sinema teknolojisinin bütün tarihsel trendleri, sesten renge, üç boyutluluğa, daha hızlı ve pürüzsüz akan karelere kadar hep gerçekçiliği artırmaya yönelik olmuştur. Bu trendler şimdi VR’yle daha hız kazandı. Her hafta çözünürlük biraz daha yükseliyor, görüntü karesinin akış hızı artıyor, renk aralığı genişliyor ve ses duyarlılığı keskinleşiyor; bunların hepsi birlikte büyük ekrana kıyasla daha hızlı iyileşiyor. Yani VR, sinemadan daha büyük bir hızla daha “gerçekçi” hale geliyor. 10 yıl içinde modern bir sanal gerçeklik gösterisini izlerken, gözleriniz gerçek bir dünyaya gerçek bir pencereden baktığını sanacak. Pırıl pırıl bir görüntü olacak; ne titreme, ne piksel görüntüsü kalacak. Tam bir gerçeklik hissi alacaksınız. Etkileşimimizin derecesi yükseliyor ve yükselmeye devam edecek. Yeni etkileşim yolları bulmaya daha yeni başladık. Teknolojinin geleceği büyük ölçüde yeni etkileşimlerin keşfinde yatıyor. Önümüzdeki 30 yılda yoğun bir şekilde etkileşimli olmayan her şey bozuk kabul edilecek.

İzleme

Kendini izleme sağlık alanıyla sınırlı değil. Tüm yaşamımızı kapsayacak bir uygulama. Takılabilir küçük dijital gözler ve kulaklar bütün günümüzün her saniyesini kaydederek -kimleri gördük, ne konuştuk- belleğimize yardımcı olur. E-posta ve yazılı mesaj trafiğimizi kaydedersek, bir kalıcı zihin günlüğümüz oluşur. Dinlediğimiz müziğin, okuduğumuz kitap ve yazıların, ziyaret ettiğimiz yerlerin kayıtlarını da ekleyebiliriz. Rutin hareket ve buluşmalarımızın, ayrıca rutin dışı olaylar ve deneyimlerin kayda değer unsurları bite dönüştürülerek, kronolojik akış halinde birleştirilebilir. 2020’ye kadar her yıl 54 milyar sensör üretme yolundayız. Dünyanın dört bir yanına yayılmış, arabalarımıza gömülmüş, vücutlarımıza giydirilmiş olan ve evlerimizde ve sokaklarda bizleri gözetleyen bu sensörler ağı gelecek 10 yılda 300 zilyon bit daha veri üretecek. Bunun karşılığında bu bitlerden her biri iki katı meta bit üretecek. Faydalı YZ’ler tarafından izlenen, ayrıştırılan ve bilişlenen bu geniş enformasyon atomları okyanusu yeniden yoğrularak yüzlerce yeni form, benzersiz ürün ve inovatif hizmete dönüştürülecek. Yeni bir kendimizi izleme düzeyi sayesinde mümkün olabilecekler bizi hayrete düşürecek.

Sorgulama

Sosyal iletişimin derinliklerine dalmaya daha yeni başladık. Hiperlinkler, wifi ve GPS konum belirleme servisleri teknolojinin olanak sağladığı gerçek ilişki tipleridir ve bu inovasyon kategorileri henüz başlıyor. Mümkün olan en büyüleyici iletişim buluşlarının çoğu daha icat edilmedi. Ayrıca gerçek anlamda küresel ölçekte kurumlar icat edebilmenin daha emekleme aşamasındayız. Kendimizi küresel gerçek zamanlı bir toplum halinde örmeyi başardığımız zaman, eski olanaksızlıklar gerçeğe dönüşmeye gerçekten başlayacak. Bir tür özerk küresel bilinç yaratmamız zorunlu değil. Zorunlu olan sadece devamlı olarak herkesi herkesle -ve her şeyle- bağlantılandırmak ve birlikte yeni şeyler yaratmak. Bugün olanaksız görünen yüzlerce mucize, insanlar arasında paylaşımlı bağlantılılık sayesinde olanaklı olacak. Yanıt üretme teknolojileri asli bir nitelik kazanırken, yanıtlar her yerde ve anında bulunabilir, güvenilir ve bedava olacak. Ama soru üretme teknolojileri daha fazla değer görecek. Soru üretenler haklı olarak, durmak bilmeyen türümüzün keşfe çıkabileceği yeni alanlar, yeni sektörler, yeni markalar, yeni olanaklar, yeni kıtalar üreten motorlar olarak görülecekler. Sorgulamak yanıtlamaktan daha güçlüdür.

Başlangıç

Bin yıl sonra tarihçiler geçmişi değerlendirirken, üçüncü milenyumun başlangıcı olan antik çağımızı hayret uyandıran bir an olarak görecekler. Bu gezegen sakinlerinin bu dönemde ilk kez birbirleriyle bağlanarak çok büyük bir şey meydana getirdiğine tanık olacaklar. Gelecekte insanlar bizi kıskanacaklar, “Keşke o anın doğuşuna tanık olabilseydik” diye iç geçirecekler. İnsanoğlu hareketsiz nesneleri minik zekâ bitleriyle canlandırmaya, bir zekâlar makinesi olan buluta bağlamaya ve kendi zihinlerinin milyarlarcasını tek bir üstün akıl içinde birleştirmeye bu yıllarda başladı. Bu buluşma bugüne kadar yeryüzünde gerçekleşmiş en büyük, en karmaşık ve en şaşırtıcı olay olarak kabul edilecek. 30 yıl sonra çevremizi kuşatacak olan belli ürünler, markalar ve şirketler asla kestirilemez. O günlerin somut özellikleri, bireysel rastlantı ve talih rüzgârlarının nasıl eseceğine bağlı. Ancak bu büyük çaplı dinamik sürecin genel doğrultusu açık ve şaşmaz. Önümüzdeki 30 yıl boyunca dünya, son 30 yılda izlediği doğrultuda yol almaya devam edecek: Şu anda Başlangıç aşamasındayız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen Buraya Adınızı Yazın